6 Kasım 2009 Cuma

Bütün Hissizliğinize Rağmen...

Siz bütün hissizliğinizle yatağa yatıp, başınızı yastığa koyuyorsunuz.. Yıpranmış ruhunuzdan mı, kafanızda hiçbir şekle girmeyen düşüncelerinizin ağırlığından mı, bilemiyorum, hemen uyuyakalıyorsunuz.. Yine o aynı düşüncelerin hayatınıza verdiği hasar hiç bitmiyor, bu kez hayaller görüyorsunuz; hani dinlenecektiniz ya, hani hafifleyecektiniz ya, yalan oluyor. Bu kez hayallerle savaşmaya başlıyorsunuz. Komik olan bu ya, bu hayallerde başarıya ulaştığınız, zafer kazandığınız hiç görülmüyor. Üstünüze kilo kilo taşlar koyuyorlar da, size bir ömür uğraşsanız bu taşlar altından çıkamayacakmışsınız gibi geliyor, öldürmüyor da… Labirentlerle karşılaşıyorsunuz bu kez, her yanı demir, her yanı buz gibi karanlık dolambaçlarla. Bir tuş arıyorsunuz belki, basacaksınız, peyniriniz düşecek… O tuş kaybolalı yıllar olmuş, derinlerde bunun bilincindesiniz, ama umut etmek daha kolay görünüyor. Ve size eziyet eden düşleriniz en son raddeye ulaşıncaya kadar siz, durmuyor. Kurtulduğunuzda ya boğazınızda bir acı, yada yatsınızı sırılsıklam yapmış bir yüzünüz oluyor. Ama ışık görüyorsunuz uyandığınızda. Gece siz bütün hissizliğinizle yatağa yatıp, başınızı yastığınıza koysanız da, dünya durmuyor. Gözünüzü açtığınızda yeterince dönmüş buluyorsunuz onu… Bütün hissizliğinize rağmen…

Ürkerim kendi hayâlâtımdan,
Sanki kandır şakağımdan akıyor;
Bir kızıl çehrede âteş gözler
Bana güya ki içimden bakıyor.

Bu cehennemde yetişmiş kafaya
Kanlı bir lokmadır ancak mihenim,
Ah ya Rabbî, nasıl birleşti
Bu çetin başla bu suçsuz bedenim?

2 yorum:

Dalgaları Aşmak dedi ki...

hemen uyuyakalmak .. kolay mı o kadar ? hoş, uyusakta uyumasakta dönüyor yine dünya...

white black cat dedi ki...

kolay çoğu zaman zaten ölü gibi oluyorsun..