2 Şubat 2011 Çarşamba

Hasan Ali Toptaş - Uykuların Doğusu


    Elime alıp alıp bıraktığım bir kitap, bir kaç yıl sonra öyle bir yerleşti ki içime, hayret edersiniz. Cümlelerin, o bitmeyen "ve"lerin, virgüllerin içinde rahatsız bir huzuru yaşadım.

    Kafası ne kadar dolu bu adamın, diye düşündüm hep. Öykü içinde öykü zincirlemeleriyle, iç okşayan geçişleriyle, kendisinden çok Haydar'ı sevdirmesiyle mayışıp kaldım öyle, uyuştum. Alaaddin vardı yıllar önce Bin Hüzünlü Haz'da, Haydar Alaaddin'i geçti. Daha çok sevildi, yüzümde daha kalıcı bir gülümseme bıraktı kuşkusuz.

    Hasan Ali Toptaş'a gelince... Ne kadar sert bir adam gibi duruyor aslında. Hiç taviz vermeyecek bir adam gibi. Ama "ama"sı var. Ve öyle adamları ben çok seviyorum. Ve, bir mesafe var aranızda. Soğukluk, resmiyet gibi değil. Ama bir mesafe var, batmıyor pek insana, öyle yüz buruşturtmuyor. Kim bilir belki de çok daha farklı bir adamdır.

    Şimdi ben uykusuzluktan yanan gözlerimle, kitabı bitirmiş olmanın vediği mutlulukla biraz da, uyumaya gidiyorum. Rüyamda da Haydar'ı görmek istiyorum. Ben ona mızıka çalarım.

    ... Herkesin içini ferahlatan güneşli bir günün, kimi zaman burnundan kıl aldırmayan ceberut bir bölüm şefi kılığında gelip elindeki çantayla birlikte kolidorun sonuna doğru yürüdüğü, oradaki odalardan birine girdiği, kapıyı çat diye kapatıp anlaşılmaz bir öfkeyle masaya oturduğu ve bir daha da hiç dışarı çıkmadığı olmuş bu yüzden. Her yanı mavi pırıltılarla kaplı geniş bir haftanın, uzaklığı insanın içine dokunan karanlık bir çınar halinde, bahçedeki çınarların içinde aylarca uğuldadığı olmuş. Günler arasından gelen bambaşka bir günün, bu çınarın dallarına tüneyerek yaralı bir kuş gibi haftalarca sessiz sedasız baktığı olmuş sonra. Koskoca bir ayın, eski kışla binasının yakınlarından bir kaç çocuk suretinde gülüşe gülüşe geçip gittiği olmuş. Bu kargaşa böylece devam ederken bazı günlerin hiç olmadığı olmuş hatta, bazı haftaların hiç gözükmediği, bazı ayların da ne kadar büyük bir umutla beklenirse beklensin oralara hiç gelmediği olmuş. ... s.12

3 yorum:

Madame Paris dedi ki...

Öyle keyifle takip ediyorum ki seni..
Hep yaz sen.

Aylak Kedi dedi ki...

öyle kocaman gülümsettin ki beni.. teşekkür ederim.

nihavent renkler dedi ki...

okuyunca Toptaş'ı özlediğimi farkettim