21 Ağustos 2011 Pazar

Böylece Hep Bana Trenler Çarpsın*

4.GÜN
"Sürekli aynı şeyleri tekrarlamaktan o kadar yorgunum ki Nastasya, ölsem yeridir. Tam şimdi ölsem yeridir."
Konuşuyoruz. Gülüyoruz. Gözümden yaş geliyor gülerken. Hazır yaş gelmişken, diye düşünüyor olmalıyım. Ağlamaya başlıyorum. Sonra birşeyler oluyor. Ne olduğunu kestiremiyorum, zira gözlerimde avuç dolusu yaşlar varken ben etrafı net göremiyorum.
"Gitme, diyesim geliyor bazı insanlara, sonra demiyorum. Ve gidiyorlar. Ve bölünüyorum. Parça parça oluyorum Nastasya, paramparça oluyorum. Gecelere düzdüğüm methiyeleri okuyamıyorum. Öyle bir gün ışığı var ki, göz gözü görmüyor. Gece yarısını özlüyorum."
Çok sevdiğimi söylüyorum. Çok açık yalan söylüyorum. Çok açık değil belki. Bana göre açık. Ben kimseyi sevemiyorum. Bilmeleri gerekirdi.
Resulullah asla yalan söylemezdi; ben annem ölürken hiç ağlamadım.**
Şimdi canım kahve kokulu bir bardak çay istiyor. Ya da iki bardak. Bilmiyorum. Bana içecek birşeyler getirin. Sıcak olsun. Tanrı onu yasaklamamış olsun.
Yüregime basa basa, içimden yar gidiyor. Ağlama iki gözüm, biraz daha dur.***
Bazen gitmek istiyorum. Bazen istemiyorum.
...
hepiniz mezarısınız kendinizin…****
--------------------------------
*,**Ah Muhsin Ünlü
***Ahmet Kaya-Söyle
****Nilgün Marmara

5 yorum:

Vladimir dedi ki...

Bazen gitmek lazım çok acıtsa da içini insanın. :(

Aylak Kedi dedi ki...

bu aralar çok mu sıklaştı..

Nepenthe dedi ki...

"Çirkin olduğum için aynaya bakmazsam;
Güzelim." *
bilmiyorum anlam katar mı ama halimiz budur..

Vladimir dedi ki...

Öyle denk geldi

Desdemona dedi ki...

Bloguna bayıldım ya, benim de böyle bir tasarımım olsun üf :(