28 Ağustos 2012 Salı

Acılı Olan Hangisiydi?

Konuşmaların gitgide etkisiz kalmasını artık büyük bir tepkisizlikle kabul ediyorum. Tüm kelimeler ağızdan çıkmak için sıralar halinde diziliyorlar ve ben sinirli bir hademe edasıyla "dağılın" diye böğürüyorum.

Gecenin bir vakti -hangi vakit kim bilir- uyanıp karşımdaki koca kitaplığa gözlerimi dikip içimden kendime sövmelerimi, sonra o küfürleri tekrar içime sokmaya çalışmalarımı şükür kimse duymuyor. Uyku, kendisine aşık olunduğunu bilen kibirli bir sevgili tavrı takınıp öyle nazlı geliyor ki, geldiğinde aşk maşk dinlemeyip iki tokat yapıştırasım geliyor.

Bazen adını koyamadığım Allahın belası o yeri, adını bilmediğim Allahın belası o adamı öyle çok özlüyorum ki, özlem bir kelime olarak anlamını yitiriyor. Sığınaklarım, kitaplarım öyle anlarda bitiyor ki hırsımdan hangi sandalyeyi parçalasam diye etrafı tararken yorgun düşüyorum, düşümde sandalyelerden düşüyorum.

Çoğu zaman o sarışın mavi gözlü Türkçe öğretmenime aşık olduğumu sandığım zamanlara dönmek istiyorum. Sonra hala bekar olup olmadığını düşünürken buluyorum da kendimi şaşırmıyorum. Artık o kadar çok saçmalıyorum ki kimse şaşırmıyor.

Issızlığın ortasında çığlıklar atıyorum. Delirip delirmediğimi soruyorlar, hiç utanmadan bir de soruyorlar.

Özümde iyi bir insanım. Özür dilerim.

3 yorum:

Zedka dedi ki...

"ama bu gece dörtnala bir koşunun gecesi"
ben avcumu başına koyup, parmak uçlarımın yetişmediği yerlerde olmamaktan tedirgin bir halde bütün o düşünememeceleri alıp seni sahaflarda kedi demek istiyorum. sen de bunu biliyorsan, ki an bunu biliyor, - bu cümleye olduğu gibi bütün cümleler aklımda yarım kalıyor.

bir fincan daha?

Nalan iyidoğan dedi ki...

.....özünde iyi olanlardan,hep o öz kısımlarının ulaşılabilir olmasını bekliyoruz....

Aylak Kedi dedi ki...

özünde kötü olan bir insan olduğunu kabul etmek gerek önce. Bence yok.