5 Eylül 2012 Çarşamba

Simeranya

"Ve hatıralar.
Gözlerimi yumuyorum.
Roman.
Belki on cilt doldurur, belki incir çekirdeğini doldurmaz. Ne istiyorsunuz? Aşkta musiki, sevgilinin vesika fotoğrafını kainat ebadında bir agrandismana çıkaran muhayyilenin objektifini bir anda açıyor. Meseleye bir türlü dönemiyorum. Neydi? Iki ihtimal: Aptallık veya aşkta yetersizlik. Beni tatmin etmiyor. Fakat aralarındaki yakalanmaz inceliklerin sezilmesi için hareket üsleri hazırlıyor.

Daha doğrusu her aşkın köhne ve ebedi meselesi içindeyim: "Beni seviyor mu?" ve " Ne kadar?". Büyük anne, hala, teyze, koskoca insanlar bunun cevabını beş yaşındaki çocuktan bile isteyecek kadar zayıftırlar. Bambino küçük ellerini derece derece açar, "Beni ne kadar seviyorsun?" sualine "Oda kadar", "Ev kadar", "Dünya kadar" cevaplarını verir. Sevgisini adamına göre derecelendirmesini ve ölçmesini beş yaşında öğrenmiştir. Koketrisi de vardır. Her zaman doğruyu söylemez. Cevabını menfaatine veya merhametine göre ayarlandırır. Büyüklerden daha büyük olacağı anı yaşamaktadır. Tahtından aşk ihsanları dağıtır. Bu çocuktan daha küçüğüz."

Peyami Safa-Yalnızız

2 yorum:

kedicik dedi ki...

Simeranya aklıma gelmişti de dün, emin olamamıştım tam olarak nasıl yazıldığından, doğru harfleri bulamamıştım diyelim. Yalnızız'ı açıp bakmayı düşünüyordum ki yazmışsın.

Aylak Kedi dedi ki...

pek isabetli olmuş desene