10 Ocak 2013 Perşembe

"Sana büyük bir sır söyleyeceğim"

Yapmam gereken bu değil. Kızmıyorum kendime, sevdiğim bile oluyor zaman zaman.
Ama bu kitap beynimi yiyor.
Bir kitabı okumanın doğru vakti olur mu? Kitaplığımda bekleyen kitaplar şiir ilhamı gibi geliyorlar elime.
Tam zamanında, diyorum içimden, ve hiç vakti değil.
Sözlerim kimseye değil, kimse üstüne alınmasın. Ben tekim, tek başımayım. Herhalde. Her halükarda. Kesinlikle. Bir ruh çekişmesi gibi, belki haklıdır, aranıyorumdur, bulduğumu sanıp sarılıyorumdur, belki haklıdır bir insana dokunmadan onu sevemezsin; peki ya Raskolnikov? Ama benim kafam durmuyor, düşüncelerim bir an rahat vermiyor.

Şu an yapmam gereken bu değil.
Ve kızmıyorum da kendime, bazı pişmanlıktan ağlar insan. Ben de. Çünkü öyle pis, etten bir yalancılık var ki, aklı almıyor insanın. Dilime gelen küfürlerin haddini hesabını da tutmuyorum elbet. Kime ne?

Sevgiler Ka, içimi ancak bu kadar bulandırabilirdin.
Sevgiler Alaaddin, sevgiler Prens Mişkin, sevgiler Mersault, sevgiler C., sevgiler sana da elbet ve elbet en çok sana Uyuyan Adam.

İçimi söndürdünüz, sevgiler.
Ve kötü gülüşler en sonuna, nokta niyetine.



Sana büyük bir sır söyleyeceğim 
Kapat kapıları 
Ölmek daha kolaydır sevmekten 
Bundandır işte benim yaşamaya katlanmam 
Sevgilim. 

Aragon

1 yorum:

Adsız dedi ki...

C ve Raskolnikov...

Ne okusam diye düşünüyorum...bence kitap bile kitaplıkta bir farklı oluyor.

suç ve cezayı tam 7 yıl içinde ondan fazla okumayı isteyip yirmi sayfa fazla okuyamadım..

bir arkim bana raskolnikov diyor bir çok nicknamimde odur.

sana bişiler yazarken adım ne olsun diye düşünürken C olmayı istiyordum.

olmadı..

raskolnikov..sessiz okuyucun