22 Ocak 2013 Salı

"Mutsuzluktan hiçbir şey yapamaz olunca, mutluluğu düşünmeye başladım."


"Bekleme acısıyla, aşkı birbirinden ayıran şey nedir? Tıpkı aşk gibi bekleme acısı da Ka’nın midesinin üst kısmıyla, bu merkezden göğsünü, bacaklarının üst kısmını ve alnını işgal ederek yayılıyor, bütün gövdesini uyuşturuyordu. Otelin iç tıkırtılarını dinleyerek İpek’in şu anda ne yaptığını tahmin etmeye çalıştı. Sokaktan geçen ve ona hiç benzemeyen bir kadını İpek sandı. Kar ne güzel yağıyordu! Bir an beklediğini unutmak ne güzeldi! … Buraya gelmekle ne büyük hata etmişti! Şimdi şiir bile gelmiyordu aklına. Boş sokağa yağan kara bile acıdan bakamıyordu. Gene de kar yağarken bu sıcak pencerenin önünde durmak güzeldi; ölmüş olmaktan daha iyiydi bu durum, İpek gelmezse ölebilirdi de çünkü."
 
 İpek o gün Ka’nın odasına geldi. Ve İpek odadan içeriye girdiği an –bana kalırsa- Ka hissettiği o bekleme acısını unuttu. Unutmamalıydı. Unuttuğu için…

Kaybolmak zamanları geldi mi kaybolmalı insan ve bekleme acısını yok etmek için kendini kandırmaya çalışmamalı, paşa paşa çekmeli acısını. 

9 yorum:

ayşe hilâl dedi ki...

ve burada bir yazar var keşfedilmeyi bekleyen.. yine çok güzel, hep çok güzel yazdıkların...

Aylak Kedi dedi ki...

derkenar, nasıl biriyim? Şarkı için teşekkürler.


Ve Ayşe'm, bir anda yüzümde güller açtı ve ne kadar imkansız göründüğünü unuttum, belki bir gün birşeyler yazarım, dedim. Ne güzelsin..

Persephone dedi ki...

"Kaybolmak zamanları geldi mi kaybolmalı insan ve bekleme acısını yok etmek için kendini kandırmaya çalışmamalı..." duygularıma daha güzel tercüman olabilir miydin :)

Aylak Kedi dedi ki...

azıcık tercüman olduysam yeter zaten :)

ZM dedi ki...

"Bekleme acısıyla, aşkı birbirinden ayıran şey nedir?"

ayıran değil ama ortak noktasını söylemek istedim; bilinmezlik.

sonsuzluğun kara, kaka hali olan bilinmezlik sanırım.

Adsız dedi ki...

"varlıklarına tahammül edemediğim insanlara onları sevdiğimi söyledim. Benden çok inandılar, beni sevdiğini biliyorum, bile dediler. Ve genellikle o bekleme sırasında kafamda oluşturduğum hayale en uzak kişilerdi bunlar. Bazan sadece beni sevdiklerini söylesinler diye bu kadar oyalandığımı düşündüm, ısrarla söyledim, seni seviyorum, dedim ki “ben de seni” desinler de ben de gönül rahatlığıyla gideyim. Biri biraz anladı sanırım. Şimdi geçti. Bu aptal oyunları oynamayı bıraktım."

Gerçekten sevmediğin kişilere seni seviyorum demek bir oyun mudur? Olmamalı.. Böyle davranışlar yüzünden anlamını yitirmedi mi aşk/sevgi?

Aylak Kedi dedi ki...

berbat birşey. kesinlikle haklısın. hem kendine hem karşıdakine hem de sevgiye/aşka haksızlık.. olmamalı.

ny12da dedi ki...

Bir kenara not edilip "beklemek"i sorgulayan kim varsa okutmak gerek, hissi var içimde.
Yazıları okurken derin bir haz alıyorum.
"İyi ki var" denen bloglardan, yazarlardan...
Çok lezzetli.

Aylak Kedi dedi ki...

çok teşekkürler :)