17 Nisan 2013 Çarşamba

Bazen kendimden çok korkuyorum. Yaşanılan şeyler öyle anlarda insanın karşısına çıkıyor ki insanın kendi bile müthiş şaşırıyor. Ben korkuyorum. Geçmişin bütün büyüsünü kötülük yapmak için kullandığını düşünüyorum böyle durumlarda.

Küçük bir defterim var, bazen hiç usanmadan paragraflar boyu yazıyorum okuduğum kitaplardaki beğendiğim yerleri. Bazen masaya uzanıp bir kurşun kalem almaya, o cümlelerin altını çizmeye bile üşeniyorum. İnsanlar değil sadece, bütün evren çelişkileri ve zıtlıklarıyla varolmaya devam ederken, insanın kendisini hiç tanıyamadığını, anlayamadığını keşfetmesi o kadar çok şaşırtmamalı -yine- kendini. Ama ben şaşıyorum! Nasıl bu denli karmaşık olabildiğime gülmüyorum. Kızıyorum. Bir yerinden başlamak gerekiyor hissetmenin, ben öfkeyle başlıyorum.

Böylece, bir ömür geçmiş oluyor.

Gülmek bir mutluluk şartı değildir. Gülmeden de mutlu olunabilir. Çok da güzel olur.

Hiç yorum yok: