9 Mayıs 2013 Perşembe

Yaşamdan çok ölüme yakın olduğum içi

Ölsek kimsenin umurunda değil İbrahim. Ölsem umurunda olur mu İbrahim? İçimde birşey büyüyor, durduramıyorum İbrahim. Kaçmanın bir yolunu aramaktan bile vazgeçtim, diplere batıyorum İbrahim. Denizlerin derinleri gibi değil, kapkaranlık ve rengi güzel balıklar yok İbrahim, ışığın yok İbrahim, gecenin en kör noktasında isminin fısıltısından yanacak bir ışık zerresi büyüyecek büyüyecek kocaman olacak ama sen yoksun İbrahim, isminin fısıltısı yok. Ölüme aç, ölümlülere düşman bedenler içinde tanrıcılık oynamaktan yorgun düşüyorum. Düşüyorum da aklıma bir uyurken nasıl göründüğün geliyor İbrahim. Bütün kızgınlıklarımdan, kızgınlığımdan doğan kırgınlıklarımdan arınıyorum. Bir çocuk saflığına bürünüyorum İbrahim. Bir müddet sonra nefessiz kalıyorum. Kalakalıyorum da bir an olsun durmuyorum, ağlamaktan kendimi alamıyorum. Gözyaşlarının, gözyaşlarımın kutsallığından bahsetmeyeceğim İbrahim, henüz o kadar çiğleşmedim, yine de içimden sıcacık birşeyler akıyor İbrahim, gözle görülür, elle tutulur, tadına bile bakılır. Ama sen görmüyorsun İbrahim, uyurken masumluğun çöküyor suratına, ağlarken masumluğum akıyor suratıma. Ne ben senin uyumanı görebiliyorum ne sen benim gözyaşlarımı. İbrahim. Sana yeni bir isim vermek çabam yok, nasıl bir isyan sözcüğü kullanayım, Allah kahretsin İbrahim, sana yeni bir isim, yeni bir beden, yeni bir uyumak görüntüsü aramıyorum. Neyin varsa ve ne kadar eskimişse hepsine hasretim İbrahim. Yüreğinin bir yıldız gibi bağlanmasını anlatan bir şair gelmedi gözümün önüne, sen geldin, senin eskimişliğin, senin yorgunluğun, senin gözlerinin altındaki çizgiler, senin yaşanmışlığın. İbrahim, yaşanmışlıklarına ne kadar uzağım! Bunu hakediyor muyum İbrahim? Bunu haketmiyorum İbrahim, benim hakettiğim senin uykudaki halini izlemek, değil mi İbrahim.

Beni bu dertle yıkıyorsun İbrahim.
Yaşamdan çok ölüme yakınlaşıyorum İbrahim.
Ama hiç, ama hiç yeni bir isim vermiyorum sana, yaşam vermiyorum, hayat vermiyorum.
Hiç tanımadığım herkeslerin binlerce kez dillerine dolaşan ismini istiyorum İbrahim. İsmin bana hayat versin, bana yaşam versin istiyorum. Acı acı gülüp, tatlı tatlı ağlayalım istiyorum. Bir cevap ver istiyorum, birşey söyle istiyorum İbrahim. Gündüzlerin ışığını değil, gözlerinin ışığını istiyorum İbrahim. Gözyaşlarımla parıldayan gözlerinin rengini görmek istiyorum İbrahim. Bir köşede uyu İbrahim, ama bildiğim bir köşe olsun o, uzanabildiğim, uzanıp da dokunabildiğim bir köşe, bir milyon ışık yılı uzaklığında olsan da dokunduğumda hissedebileceğim bir köşede olsun.

Dün gece uyuyor muydun İbrahim, bilmiyorum, benim yüreğim bir yıldız gibi bağlanalı sana ömürler geçti. İbrahim, ismin en çok benim ağzıma yakışıyor bir bilsen. Bir duysan, bir hissetsen utanırdın. İbrahim.

İbrahim.

Dün gece sen uyurken 
İsmini fısıldadım
Ve hayvanların korkunç 
Öykülerini anlattım 

Dün gece sen uyurken 
Çiçeklere su verdim 
Ve insanların korkunç 
Öykülerini anlattım onlara 

Dün gece sen uyurken 
Yüreğim bir yıldız gibi bağlandı sana 
İşte bu yüzden sırf bu yüzden 
Yeni bir isim verdim sana 

DESTİNA 

Sen öyle umarsız uyusan da bir köşede 
İşte bu yüzden sırf bu yüzden 
Yaşamdan çok ölüme yakın olduğun için 
Seni bu denli yıktıkları için DESTİNA 
Yaşamımın gizini vereceğim sana

Lale Müldür

Hiç yorum yok: