12 Ocak 2016 Salı

yusuf'un bir süre ordan burdan kafasını uzatıp lafa girdiği zamanlar gibi şimdi de kendimi osman'ın nerede olduğunu düşünürken buluyorum. yazmaya çalıştığım karakterlerin hayatıma nüfuz etmesi, okuduğum karakterlerle gerçeklermiş gibi konuşmam gibi.

akşamüzerlerini hiç sevmem. bu karanlıkla aydınlık arası zaman bana sadece bulantı gibi geliyor. ya da ben bu aralar sürekli bulanıyorum. belki biraz hareket etmem gerekir. içine ihtiyacım olan herşeyi doldurduğum yatağımın dışına çıkmalıyım. uyanmama engel olan antidepresanları bırakmalıyım. biraz da bulantıyı gün ağarırken yaşamalıyım.

ne yapmam gerektiğini bilmiyorum.
keşke biraz mektup alsam.


2 yorum:

Eylül Köksümer dedi ki...

Şu sağlık sorunlarım bittiği ve biraz enerjimi toplayabildiğim ilk an, senden adresini isteyip mektup yazacağım. En olmadı mail, ama işte uzun ve içten bir şey olacak, iyi gelen bir bağ.

Elisabeth Vogler dedi ki...

hayatımda senin gibi birinin olmaması ne acı eylül, ne güzelsin ne güzel!