15 Ekim 2011 Cumartesi

Kırmızı


“Eee, ne olacak şimdi, ha?”

Aslında bir sonraki adımı merak ettiğim falan yok. İnsanlar geliyorlar. İnsanlar gidiyorlar. Canım acımıyor. Canımı acıtacak bir şey arıyorum fakat yok. Yalnızca İkinci Dünya Savaşı konulu filmlerdeki bazı şeyler. Aç karnına sigara içince de midem bulanıyor bazen. Nadir.

Kitaplar. Çaylar. Kahveler. Ayraçlar. Çok paralar. Az paralar. Bozukluklar. “Bir Radikal verir misiniz?”ler. “Hocam girebilir miyim?”ler. Çok soğuklar. Yağmurlar. “Hayır, burada öyle biri yok”lar. Çay otları. Kahve falları. Planlar. Plansızlıklar. “Ne yemek pişirsem”ler. “Bugün de gelmedi”ler. Sorgulamalar. Düşünmeler. Düşünmemeye çalışmalar. Sakin olmalar. Mektup yazmalar. Kitap okurken uyuya kalmalar. 

...

6 yorum:

domatessuyu dedi ki...

Şarkı yüzünden çıkamıyorum sayfandan.
yazdıklarında ayrı bir güzel Elif.

Aylak Kedi dedi ki...

teşekkür ederim:) şarkıyı ben de çok seviyorum.

ayşe hilâl dedi ki...

ama kırmızı yı okurken.. keşke kördüğüm çalsaydı çünkü bir sana bir de bana'nın şarkısıydı o..
ya her şeyim
ya hiçim
sorma dünya
ne biçim
bir kördüğüm ki içim
çözdükçe dolaşıyor
dedim içimden...

Adsız dedi ki...

hey yukardakiler! sarkiyi benden cok sevemezsiniz bu boyle biline hadi bakalim...

bill dedi ki...

ben her yerdeyim. beni diger `insanlar`dan farkli bir koseye koymamissin. hava cok guzel super bir pazar gununde sensizlik inanilmaz keyif veriyor. hayatta intikam almak neden var elif soyle bana.birileri de almasin

Aylak Kedi dedi ki...

ayşe'm o şarkıyı sevemedim hiç.. neden bilmiyorum.

adsız en çok sen tamam :)

bill, bensiz bi gün nasıl güzel geçebilir, kandırma kendini :)