8 Kasım 2012 Perşembe

Henüz yere bir çiğ tanesi gibi düşüp dağılmamıştık. Öldürülen Tatar kızına çok benzeyen o kadın Alaaddin'i bulamamış, ben İbrahim'i kaybetmemiştim. Bazı kitapların yazarları yayıncı kapılarında helak oluyordu, trenler tıklım tıklımdı. Henüz sigara içmek için dışarı çıkmamız gerekmiyordu ve hiç kimsenin babası akciğer kanseri değildi. Beyoğlu'nda çok güzel şapkalar satılıyordu. Erkin Koray müthiş arabesk şarkılar yapıyordu. 

2 yorum:

lady dedi ki...

Güneş hep doğar sabah hep olur kedicim, bı de ben şapkaları pek severim.. Kedileri de...

Aylak Kedi dedi ki...

kediler de seni sever lady'm hem de çok :)