21 Mart 2010 Pazar

Albert Camus - Yabancı

Dünyadaki herhangi bir kuralı kabul etmedim, herhangi bir birliğin yeminini içmedim, o halde bana kural koyamazsınız, yaptırım uygulayamazsınız.

Ve idam cezası verirler Mersault’a. o kadar beklenmedik bir anda öldürür ki arabı, ben oturduğum yerde ne olduğunu anlayamam birkaç saniye, sonra “Belki yine dalmışımdır” diye geçirip içimden tekrar okurum o sayfayı, gerek yokmuş oysaki Mersault o arabı öldürmüştür. Sebepleri vardı elbet, güneş çarpmıştı onu, sıkılmıştı bunalmıştı, bir de o bıçağa yansıyan güneş ışını gözünü almasaydı, yapmazdı kesin.

Ve ben o an fark ediyorum, “çok güneş vardı” diyorum kendi kendime. Bunalmışım onla beraber. Havanın soğuk olmasına aldırmadan ter dökmüşüm oturduğum yerde. Sonrasında üzülmedim ama, Mersault gibi adamlar fazla bu dünyaya, onun gibiler çok fazla bu dünyaya.

Kaldırdım ama ben sonra kafamı, biraz insanlara baktım, yada Üstad’ı anarak İncancıklara. Acı vermedi bana gördüklerim, acı vermez bana gördüklerim, bana en çok hissettiklerim acı verir, bana bir tek hissettiklerim acı verir.

Bir iki kare fotoğraf kurtarır mıydı beni Mersault’un hissettikleri hissetmeye çalışmaktan, denedim…


...s:74
"O zaman şunu anladım ki, bir tek gün dışarda yaşamış bir kimse, hiç zahmetsiz yüz sene hapiste kalabilir."
...s:107
"Fakat herkes bilir ki, hayat yaşanmak zahmetine değmeyecek bir şeydir."
...s:117
"Herşeyin tamam olması ve kendimi daha az yalnız hissedebilmem için, idam günümde çok az izleyici bulunmasından ve bunların beni hınç dolu haykırışlarla karşılamalarından başka isteyecek bir şeyim yoktu."

3 yorum:

kafka dedi ki...

beni dinlemiyorsun sen çocuk, dinlemiyorsun sonra sarsılıyorsun çok ayıp

Aylak Kedi dedi ki...

aslında seni dinliyorum da ben kitapların sıralaması yanlış sanırsam biraz ehieh :)

Emre dedi ki...

"Bugün annem ölmüş belki de dün, tam bilemeyeceğim."