17 Mart 2010 Çarşamba

Kılavuz - Bilge Karasu

Kılavuz. Bilge Karasu. Uğur var bir de İhsan. Mümtaz Bey desen, öyle böyle değil. Ama Uğur’a takılmışım ben, biraz da İhsan’a. Uğur’u sevdim, İhsan’ı Uğurdan dolayı daha çok, başlarda. Sonra İhsan başlı başına sevgimi kazanıyor. Uğur’dan daha çok ilgimi çekmeye başlıyor, sözleri, yaptıkları, tavırları. Hatta bir ara İhsan’a Uğur’un gözüyle baktığımı bile unutuyorum.

Sarsılıyorum romanın sonunda. Hatta ne olduğunu anlayamıyorum birkaç saat. Çevreden bir boyut yukarda geziniyorum, Uğurlayım ben İhsanlayım. Sarsıntım uzun sürüyor, rüyalara girecek kadar derinlerde dolaşıyor. Sonra çıkıp gidecek olsa da benden izin alamıyor. Seviyorum üzerimdeki etkisini, aklımda bıraktığı soruları seviyorum. Durup durup İhsan’la uğraşmayı seviyorum. Uğur’un gerçekte Bilge Karasu olup olmadığını düşünmeyi seviyorum.

Kalemlerimi masaya diziyorum, kurşun kalemlerimi. Bir bir açıyorum sırayla hepsini. İlk kâğıda değdikleri an küçücük kırılıyorlar. Kırılmalarını seviyorum. Kırıldıktan sonra kâğıt üzerinde bıraktıkları gölgeli izi seviyorum. Kırıldıktan sonra yazarken çıkarttıkları sesi seviyorum. Sonra bir an düşünüyorum, acaba kırılmadan önce mi kırıldıktan sonra mı daha çok seviyorum?

3 yorum:

( f ) ( k ) ( h ) dedi ki...

bu yazıyı bir başka yazıya çok benzettim.. şimdi hatırlamıyorum ama bulursam kesin söylerim..

mis gibi mis..

Aylak Kedi dedi ki...

:))
hangi yazıymış o aklına gelirse kesin yaz ..

Chilek dedi ki...

ben çok beğendim:)sevgiler