16 Nisan 2011 Cumartesi

Tutunamıyorum... / Uyuyan Kadın IV

Denedim tamam mı. Çabaladım hatta.
Mutlu görünen insanların arasına karıştım, içlerini gördüm.
Hatta görmezden geldiğim bana göre basit olanların bile kendilerince yüce duyguları vardı, onlarla yaşadım.
Bazılarının gözleri çok güzeldi kabul, bazılarının gülüşleri, bazılarınınsa ses tonları. Kadınlar vardı hem bazı adamlar onları dudaklarından öperlerdi.
Uzun, uzun olduğu kadar sıkıcı, sıkıcı olduğu kadar uzun ve tabii ki uzun olduğu kadar da sıkıcı olan o yolları ben çok iyi belledim. Daha söylemediğim neler neler...

Denedim dedim! Çabam görülmeye bile değerdi!
Anlaşılamamak falan değil ki derdim, anlatamıyorum ben. Anlatamadım ama onlar anlatabildiler. Onlar her seferinde kalkmayı bildiler, onlar her seferinde tutunacakları çürük olmayan bir dal bulabildiler. Ben onlardan biri olmaya çalışmadım, onlarsa hiç ben olamadılar.
Gündüz gözü kabus görüyorum hem küçücük bir çocuğun kocaman irisindeki o siyah noktalardan daha güzel düşlerim.
Sırları da paylaştılar. Halbuki onlar paylaşılmamışlıklarıyla tanımlanıyordular. Ama sırlar da paylaşıldılar, deforme oldular, yok oldular. Ve onlar onlara sır demeye devam ettiler. Bana da bunu yapmaya çalıştılar, gördüm, denediler.

Denemiştim. Çabam bile...
"Düşlerim kaldı, yalnızım düşlerim kaldı."

2 yorum:

Elem Dinçer dedi ki...

Kendinin tasarlanışı. Neden?

M.B.D. dedi ki...

bu çok iyi olmuş ya..