26 Temmuz 2011 Salı

Böyle...

Benim düşünceme göre -çünkü bazen düşünebiliyorum- dünya yuvarlak olduğundan dönmüyor, döndüğü için yuvarlak. Çünkü savruluşlar, dönüşler ve sürekli tekrar eden hareket dizinleri sivrilikleri yok edip yumuşatıyor. Sonunda elinizde hiç köşesi olmayan bir "şey" kalıyor. Çünkü insalara da bunu yapmaya çalışıyorlar ve ne yazık ki çoğu zaman çok da başarılı oluyorlar.

Birşeyleri temize çekerken bazı şeyler size önemsiz geliyor ve yenisine geçemeye değer görmüyorsunuz. Üstünü çizip atladığınız da bir de derin bir nefes alıp rahatlama hissediyorsunuz. Ne kadar boktan bir insan olursam olayım bazı şeyleyre sahip olduğum için ve bazı şeyleri de -tabii ki- yaşadığım için kendimi çok şanslı sayıyorum. "O"nu henüz bulamamış olmak canımı yaksa da mutlu ediyor ve ben yeni defterime D.'yi not düşüyorum; "Yaşadığım en güzel yanılgı" olarak.

"Belki" bazen çok canımı sıkıyor, küfredesim geliyor ama bazen "belki"lere sığınıp mutlu oluyor insan ama tabii sabun köpüğü kıvamında bir mutluluk. Böyle şeyler...

Aslında bir kitabı yazmak için girmiştim şimdi neler oldu görüyorsunuz. Bu kadar karışık bir kafayla nasıl derli toplu bir eve sahip olabilirim bilmiyorum. Bu yüzden ev bu kadar dağınık, başka hiçbir sebebi yok.

Bazen hiç olmayacak noktalara hiç olmayacak zamanlarda değiniyorum....
Böyle..

3 yorum:

Nora dedi ki...

gerçekten kafa karışıklığı evin dağınıklığını da etkiler mi acaba.. güzel nokta.

elef ∞ dedi ki...

-gidelim.
-gidemeyiz.
-neden?
-godot'yu bekliyoruz.
-doğru.

Adsız dedi ki...

"yuvarlağın köşeleri" sivrilikleri olan bir görme biçimi gerektirir. kırlangıç maharetiyle yuvarlağa oturmak için..kelimeler,duygudurumları..sivrilikleri, kıymıkları olan şeyler.bazen acıtır da. yinede ne gelirse hayattan gelsin demek lazım sanırım. öyle işte..