14 Ağustos 2013 Çarşamba

"Lâleli'den dünyaya doğru giden bir tramvaydayız"



Kahve yaptım.

Bu kötüye işaret. Günün bu saatinde kahve benim için bir keyif değildir. Hayır ben geceleri severim. Kahveyi geceleri içerim. Tıpkı sigara gibi. Ne yemek yapsam?

Havanın sıcaklığı, tokat etkisi yaratan bu boşluk, bir takım filmler, bir takım trenler ve dahası sonrası olmayış, bir diyalektik kurmak için çabalayışım, tez bulsam antitezsiz kalışım, güneş ışığı altında içilen sigaralardan tiksinişim ve tabii kendimden tiksinişim ve tabii herkesten tiksinişim. Noktasız kalayım! Ama bir bilsem keşke bir ay sonramı, nerede ne yapıyor olacağımı. Bir bilsem.

Hayaller görüyorum. Hayaller kurmuyorum, hayaller görüyorum. Bir takım kimseler. Yusuf mesela. Hayır şimdi bundan bahsetmeyeceğim. Sonra...

2 yorum:

Helene dedi ki...

ne güzel bir blog !!!

tasarımı şablonu vs allahım nasıl özendim...

yazın da çok hoş bi ara gelip hepsini okurum inşallah.

üvercinka severm bu arada.
başlık için söylüyorum
boynun diyorum, boynunu benim kadar..

Elisabeth Vogler dedi ki...

çok teşekkür ederiz bal damlıyor ağzından.

üvercinka dedikten sonra bir müddet duruyor ya insan.. duruyor yani..