17 Ağustos 2013 Cumartesi

Ölülerin gölgesi olmaz.


İnsanlar ölüyordu, biz sigara içiyorduk.
İçiyorduk çünkü bırakmıştık, Tom amca böyle buyurmuştu.

Kaçmaya çalışmak biraz da yakalanmayı ummaktır. Böyle düşününce insan olduğu yerde kalıyor. Bakın bana.. Sonra değişti herkes. Pekala. Hiçbir şey değişmedi, değişmiş gibi görmek hoşuma gitti.

Sabahları uyandığımda günleri karıştırıyorum. Pazar mı bugün, sonuçları açıklamışlar mıdır?
Hayır. Kimse pazar sabahı gidip de, meraklanıyordur bu insanlar, sonuçları açıklayayım bari demez, dahası bugün pazar değil.

Korkulu rüyam haline gelen bu bekleyiş benim biricik uykularımı kaçırıyor.
Belki de kahvedendir.
Belki de sigaradan.
Düşük bir ihtimalle Feyyaz da olabilir. Canım.

İnsanlar ölüyor. Ben bir sigara içene kadar bir adam gidip o caminin kapısına asılan listedeki ölüler arasında kardeşinin ismini görebilir. İçeri girip onun cansız bedenine sarılıp gözyaşı dökebilir. Rabbine birşeyler söyleyebilir. Biliyor mudur, kardeşini öldürenlerle aynı rabbe iman ettiğini. Peki ya soruyor mudur rabbine neden izin verdi diye. Sonra o rab, duyuyor mudur bunları?

İnsanlar öldü. Müslümanlar da, Hıristiyanlar da, Yahudiler de. Ortak özellikleri insan olmalarıydı.
İnsanlar insanları öldürdü.
N'olur durun artık.
Durun.

4 yorum:

Kumbaramdaki Kelimeler dedi ki...

yazdıkların seni tanıyormuşum hissi uyandırdı bende. ne tuhaf değil mi?

hisli yazıyorsun. güzel.

Elisabeth Vogler dedi ki...

belki tanıyorsundur, yani belki daha önce de okumuşsundur yazdığım bir kaç şeyi :)

deeptone dedi ki...

tom waits.

hangi sınavdan söz ediyosun.
kpss mi.

kardeşin?
askerde mi.

vay be ben de dün gece benzer konuda yazmıştım.
ah bu ölümler, el fetih filan.

Elisabeth Vogler dedi ki...

hayır bir üniversitenin kendi yaptığı bir sınav..

benim kardeşim değil, mısırda ölen birilerinin kardeşleri.

ölüm. ne söylenebilir üzerine..