14 Şubat 2014 Cuma

bir mektup yazmak girişiminin başarısızlığından doğan karmaşa.



birtakım gerçeklerin üstü örtülmüş olabilir. ne bileyim, birbirimiz hakkında birbirimizin yanında başkalarına konuşurken bir bakıştan bir duruştan bir dudak büküşten bir kaş kaldırıştan bütün söylenecekler bambaşka bir yere gidebilir. kadınların erkeksiz yaşamlarında incelenmesi gereken çok şey var.

ailemizde sayıca eşitlik vardı, üç kadın üç erkektik. ama nicelik olarak eşitlik nitelik olarak eşitlik doğurmadı. nitelik olarak kadın fazlası vardı bizim evde. bizim evde çok fazla kadın vardı. evet.

ben bir takım gerçeküstü öyküler kurgularken zihnimde, bilge karasu çıkıp geliyor ve "şşştttt" diyor, bir an göz göze geliyoruz ve ben onun gözlerinin değil de bakışlarının güzelliğinden kaçırıyorum gözlerimi, ne yalan söyleyeyim utanıyorum. "seni neden bunca özlüyorum bilge?" diye soruyorum gözlerim yerde, o mahcup gülümseyişi gelip geçiyor güzelim suratından. 

kediler hep dört ayaklarının üzerine düşmediler, bunu gözlerimle gördüm. 

Hiç yorum yok: