19 Mart 2022 Cumartesi

Suat Derviş'li Buruk Günler

Kaç yıl olduysa, ağbim bu üç Suat Derviş kitabını hediye etti bana. Bir ara okumaya kalkıştım, ne olduğunu hatırlamıyorum. Geçen ekime kadar öylece durdular durdukları yerde. Zamanı gelmiş olacak ki Hiç geliverdi elime. Akıp giden yumuşacık hatta hafif, herkesin okuyabileceği, sevebileceği, Yeşilçam filmi tadında bir trajedi. Başlangıçta böyle. Sonra Fosforlu Cevriye. Tam izlememişim ama Türkan Şoray’lı o film belli belirsiz zihnimde. Roman yine akıyor. Yine “hafif”. Son olarak Ankara Mahpusu. Bir adam hapisten çıkıyor. Bir aşk uğruna düştüğü hapisten çıkışına şahidiz, sonra bir de tüm bu olayların nasıl geliştiğini anlatıyor Suat Hanım. Genellikle hüzünlü, acı tesadüflerle kırılan kalpler, okuyucunun gözleri dolmazsa olmaz. Böyle işte. Hepsi bu.

Ah hayır. Hepsi bu değil.

Eğer daha erken okusaydım büyüyünce Suat Derviş olmak isterdim. Hayranlığım arttıkça artıyor onu bildikçe. Fosforlu Cevriye’yi 1940’larda yazmış. Okurken bu kadar gözlemi nasıl yaptığını düşündüm hep. İçine girmeden, onlardan biri olmadan “hayat” kadınlarını bu kadar iyi anlatmak… o hayatı, o dönemde böyle iyi gözlemlemek… Hiç’te de var olan ideal kadın ve onun ahlakına dair çizdiği tablo bugün bile şu ülkenin KADINLARINA, bırakın kabul etmeyi, anlatmakta zorlanacağımız türden. Ankara Mahpusu’nda ise oturup Suat Derviş’le cezanın ne olduğunu, niye verildiğini, nasıl çekildiğini, bitince ne olduğunu, hatta bitip bitmediğini düşünüyorsunuz.

Ben “kadın yazar” tamlamasından başına “kadın” konulan diğerlerinden hoşlanmadığım kadar hoşlanmıyorum. Yazar yazardır, kadın yazar ne demek? Fakat dönem düşünüldüğünde bir kadının toplumun bu kadar içine girmiş olması, hatta tüm arka sokakları fethetmiş olması bende büyük bir hayranlık yaratıyor. Dilinin bu kadar temiz olması ayrı bir güzellik. İfade gücü öyle yüksek ki ihtiyacı yok ağırlığa.

Suat Derviş’in hep “unutulan” olduğu vurgusu yapılmış. Suat Derviş’i unutmak olsa olsa politiktir. Böyle bir insan, böyle bir yazar, böyle bir gazeteci, böyle bir güzellik nasıl unutulabilir? Unutmayın. Nasıl güzel gülüyor. Unutmayalım.

14 yorum:

  1. Bence de hak ettiği takdiri görmemiş yetenekli, çağının ötesinde bir yazar Suat Derviş. İpek Sabahlık adlı romanını okumuş ve çok beğenmiştim. Okumadıysanız onu da öneririm. Teşekkürler:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. okurum, çok teşekkür ederim :)

      Sil
    2. Osman Balcıgil’in İpek Sabahlık adlı biyografik romanını ben de önerecektim, Kaystros erken davranmış :)
      Belli dönemin siyasal olayları nedeniyle kendi yurdunda hakkı bilinememiş yazarlarımızdan biridir..

      Sil
    3. kitabın altını çiziyorum öyleyse, öncelik vereyim :)

      Sil
  2. Aksaray'dan Bir Perihan neden yok orada bakim:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hediye gelsin diye bekliyorum :)

      Sil
    2. Adres alim o zaman, diye mesaj atacaktım, önce bir kitapçıma bakim dedim, üzgünüm:)

      https://www.eganba.com/arama?q=Suat+Dervi%C5%9F+Aksaray%27dan+bir+perihan

      Söz ama:)

      Sil
    3. çok incesin :) storytel'de varmış, dinlerim diye kaydettim. sözü aldım ama, başka kitaba o halde :)

      Sil
  3. Çok teşekkürler:) Suat Derviş'mi başka mı:) Bir de e-posta adresime kargo bilgileri lütfen, doğrudan size teslimat için:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bunu duymak bile yeterince mutlu etti, gerisine ne gerek var :)

      Sil
  4. Bir dergide hayatını okumuş, hayran kalmıştım kendisine. İsmini duyduğumda yaşadığı dönemden bir asır ötesinin özelliklerini sergileyen eğitimli, yetenekli, çağdaş ve hoş bir kadın geliyor. Başta Nazım, pek çok şair ve yazarı aynı dergide bir araya getirmiş. Unutturulma çabası ve bu çabanın sonuç bulması nedeni gayet açık zaten. Ne yazık ki.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. gerçekten öyle, gerçekten zamanının ötesinde bir kadın..

      Sil
  5. Kitap okuma grubumda incelemek üzere seçilen yazardı ve ben çok etkilenmiştim yazdıklarından. O dönem için müthiş öncü ve yürekli anlatımlardı. Sendeki yazıyı görmemişim. Şimdi bloğu didiklerken karşıma çıktı.
    (bu arada hakkımda yazısı yetişmeyecek sanırım) :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sevgili momentos, özellikle fosforlu cevriye'yi okurken o dönemde bunca gözlemi yapabilmiş olmasına müthiş hayranlık duymuştum her şeyden öte. çok haklısın öncülüğü konusunda da. iyi ki varmış iyi ki yazmış :))

      bloga bir yazı ekledim, umarım yeterlidir, değilse biraz daha çalışayım :))

      Sil