26 Mayıs 2023 Cuma

4- Yorgunluk

 

Düşünürken bile yoruluyorum artık. Neyi? Her şeyi? Uyandığımda yorgunum. Çalışırken yorgun. Eve gidince yorgun. Düşünürken yorgun. Yazarken yorgun. Her şeye üşenilir mi? Üşeniyorum. Üzerimi değiştirip dışarı çıkmaya, yatağımı toplamaya, bir filme-dizeye başlamaya, bir dakikalık yürüme mesafesindeki bakkala gitmeye ve hatta bakkala gitmediğim için internetten sipariş vermeye bile.

Sabah ofisime gelip kafamı masanın üzerine bırakıyorum. Kaldırdığımda müthiş bir baş ağrısının bana eşlik ettiğini fark edip üzülüyorum, canım Avmigranımı bulup içiyorum. Dün de içmiştim. Sonra gidip kahve alıyorum, uyanırım belki biraz neşelenirim diye. Faydasız. Açıp biraz okuyayım diyorum, canım çekmiyor. Biraz sınav kağıdı okuyup not giriyorum. Sonra alınması gereken -asla bitmeyen- şeylere bakıp, artık görev bilinciyle siparişi veriyorum. Beğendiklerimden tükenenler olmuş, üzülüyorum, tekrar bakmam bulmam gerekecek diye. Saatimi doldurmayı bekliyorum sonra. Sonra da 4’te kaldığım geliyor aklıma. Gelip bunları yazıyorum.

Cam açık, hafif güneş vuruyor. Kuşların sesleri şahane. Ağacın yaprakları hafif hafif dalgalanıyor. Yol geliyor ama sonra aklıma, cuma trafiği, güneşin gözlerime arsız saldırışı, önümüzdeki 2 saatin çok hızlı geçmesini umuyor, sonrası 10 saati de uyuyarak geçirmeyi planlıyorum.

Bugün Doğu Ekspresinde Cinayet kitabını bitirdim. Hümanizm de modern hukuk düzeni de çok aşağılık şeyler. Bazı insanlar ölmeyi hak eder. Yaşam hakkı üzerine tekrar düşünelim.

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder